|
GENEL BİLGİLER Yüzölçümü: 6.550 km² Nüfus: 890.306 (1990) İl Trafik No: 39 Bir sınır kenti olan Kırklareli'nde Antik dönem, Orta Çağ, Bizans, ve Osmanlı kültürünü yansıtan birçok eserler bulunmakta olup, kıyı turizmi, kültür, karavan, kamping ve su sporları turizmi, av ve doğa turizmi gibi birçok dal için ideal bir merkez konumundadır. İLÇELER Kırklareli ilinin ilçeleri; Babaeski, Demirköy, Kofçaz, Lüleburgaz, Pehlivanköy, Pınarhisar ve Vize'dir. Babaeski: İl Merkezine 37 km. mesafededir. Cedit Ali Paşa Cami ile Babaeski Köprüsü ve Alpullu (Sinanlı) Köprüleri en önemli kültür eserleridir. Lüleburgaz: İlçedeki Sokullu Mehmet Paşa Cami ve Şadırvanı önemli bir sanat eseridir. Demirköy: İl Merkezine 74 km. mesafededir. İlçede Sivriler Köyü yakınlarında XV.yy. ait İstanbulun fethi sırasında kullanılan büyük topların dökümünün yapıldığı dökümhane bulunmaktadır. Kofçaz: İl Merkezine 26 km. mesafededir. İlçe sınırları içerisinde çok sayıda tümülüs, dolmen ve tarihi yerleşim alanı bulunmaktadır. Lüleburgaz: İl Merkezine 61 km. mesafededir. İlçede Sokullu Mehmet Paşa Cami ve Şadırvanı ile Mimar Sinan eseri olan Lüleburgaz Köprüsü kültürel eserlerdir. Pehlivanköy: İl Merkezine 62 km. mesafede bulunmaktadır. Pınarhisar: İl Merkezine 30 km. mesafede bulunmaktadır. İlçe sınırları içerisinde çok sayıda tümülüs, nekropol ve yerleşim alanı bulunmaktadır. Vize: Eski Kırklareli-İstanbul yolu üzerinde olup, İl Merkezine 56 km. mesafededir. İlçedeki Gazi Süleyman Paşa Cami önemli bir eseridir.Doğu Trakyada tümülüslerin en yoğun olduğu bölgedir. Şehir merkezinde 2 höyük ve Roma Dönemine ait bir tiyatro mevcuttur. KIRKLARELİ NÜFUS YAPISI :
2000 Yılı Genel Nüfus Sayımı geçici sonuçlarına göre toplam il nüfusu 331.937 dir. Nüfusun yüzde 57 si şehirlerde, yüzde 43 ü kırsal kesimde yaşamaktadır. İlimizde yıllık nüfus artış hızı binde 13.39 dur.İlçe merkezi 79.145 olan Lüleburgaz başta yer almakta, bu ilçemizi 53.673 nüfus ile Merkez, 25.610 nüfus ile Babaeski izlemektedir. Kofçaz ve Pınarhisar ilçelerimizde nüfus azalma eğilimi göstermektedir. Kırklareli nin nüfus yoğunluğu 51 dir. 1965 yılına kadar Kırklareli yoğunluğu ülke ortalamasının üzerinde olmuştur. Bunun nedeni ilin mübadele ve muhaceret yoluyla Balkan ülkelerinden aldığı göçtür. 1940-1945 yılları arasında II.Dünya Savaşı nedeniyle Kırklareli nin nüfusu azalmış, 1950-1955 arasında ise yeniden yurtdışından gelen göçmen aileler ile nüfus artmaya başlamıştır. 1960 a kadar yüksek olan nüfus yoğunluğu bu yıldan itibaren il dışına göçün başlamasıyla beraber 1965 den sonra azalmaya başlamıştır. Kırklareli bir sınır ili olması nedeniyle her dönemde Balkan ülkelerinden gelen göçmenlerin ilk yerleştikleri illerden biri olmuştur. Bu nedenle nüfusu öteden beri göç hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Kırklareli ne topluca yerleştirilen ilk Türk göçmenleri 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı sırasında Rumeli üzerinden gelmişlerdir. Balkan savaşı sonunda yapılan anlaşma gereğince, Trakya da yaşayan Bulgarlarla Bulgaristan da yaşayan Türk nufus ve daha sonra Yunanistan daki Türk nüfusu karşılıklı olarak değiştirilmiştir. Kırklareli son olarak 1989 yılında Bulgaristan dan gelenlerle önemli bir göç hareketi ile karşı karşıya kalmıştır. Kırsal alandan göç özellikle 1965 ten sonra artmıştır. 1965-1975 arasında ilden 13.440 kişi göç etmişken, 1980-1985 arasında bu sayı 23.551 e, 1985-1990 arasında 27.259 a yükselmiştir. Yoğun olarak etkisi altında kaldığı İstanbul metropolüne göç vermiştir. İstanbul veya diğer illere olan göçlerde erkek nüfus hakim durumdadır. Yani bu ilden olan göç tamamen ekonomik nedenlere bağlıdır. Bu ekonomik nedenlerin içinde Kırklareli nde iş bulma olanağından çok insanların tarım topraklarının özellikle miras yoluyla küçük parçalara bölünmesi ve gelir getirecek niteliklerini yitirmesidir. Kırklareli 1960 dan sonra yurt dışına da göç vermiştir. Bu göç daha çok kentsel kesimlerden kaynaklanmaktaydı ve nitelikli işçi göçü biçimini almıştır. Bu göçler ilde faal nüfusun iş kollarına dağılımını etkileyecek bir boyuta varmış ve 1955-1965 arasında imalat kesiminin payında bir daralma ortaya çıkmıştır. 1974 e kadar ilden yurt dışına çalışmak amacıyla gönderilenlerin sayısı 5.368 dir. Bu gün için il den yurt dışına göç oldukça azalmıştır. 1980-2000 yılları arasında Türkiye nin yurtdışına gönderdiği nitelikli veya niteliksiz çalışan kişi sayısı 4.000 kişi civarındadır. GÖÇLER Kırklareli bir sınır ili olması nedeniyle her dönemde Balkan ülkelerinden gelen göçmenlerin ilk yerleştikleri illerden biri olmuştur. Bu nedenle nüfusu öteden beri göç hareketlerinden büyük ölçüde etkilenmiştir. Kırklareli ne topluca yerleştirilen ilk Türk göçmenleri 1877 Osm.-Rus savaşı sırasında Rumeli üzerinden gelmişlerdir Balkan savaşı sonunda yapılan anlaşma gereğince, Trakya da yaşayan Bulgarlarla Bulgaristan da yaşayan Türk nüfus karşılıklı olarak değiştirilmiştir. Bu değişim sonucu Trakya dan ayrılan Bulgar sayısının 100 bin olduğu sanılmaktadır. Bulgarlarda daha çok Edirne ve Kırklareli nin Istıranca (Yıldız) dağ köylerinde yaşamaktaydılar. Diğer taraftan Balkan Savaşı sırasında Trakya da yaşayan Rumlardan bir bölümü de Yunanistan a göç etmiştir. L.Dünya savaşı sonunda bu Rumların çoğu eski yerlerine dönmüşse de Lozan Anlaşması gereğince Trakya daki Rumlarla Yunanistan daki Türkler yer değiştirince, Rumlar yeniden Yunanistan a göç etmek zorunda kalmıştır. Bunların sayıları da 400 bine ulaşıyordu. Böylece 1943-1924 arasında Trakya nın nüfus kaydı yarım milyona yaklaşmıştır. Bunların yerine, Balkanlar dan göç eden Türkler yerleştirilmiştir. Bölgeye yerleştirilen Türklerin bir bölümü sonradan Anadolu nun değişik yerlerinde göç etmişlerdir. Balkan ülkelerinden Trakya ya toplu göçler aralıklı olarak sürülmüştür. Bu toplu göçlerin en önemlileri 1936 ve 1950 yıllarında gerçekleşmiş, Bulgaristan, Yugoslavya ve Romanya dan gelen pek çok Türk göçmeni Türkiye ye yerleştirilmiştir. Trakya ya tütüncülüğün girmesi, ay çiçeği üretiminin başlaması ve yeni tarım tekniklerinin kullanılmasında bu göçmenlerin önemli rolleri olmuştur. Gerçi 1924 e değin gelen ilk göçmen grupları yeri yerlerine uyum sağlamakta güçlük çekmiştir. Çünkü ormancı köylülere ovalarda, tütüncü köylülere ise ormanlık bölgelerde yada tütün yetiştirmeye elverişli olmayan yerlerde toprak verildiği olmuştur. Kırklareli nde yerleşen göçmenlerin, çevrelerine uyum sağladıktan sonra ilin tarımına katkıları büyüktür. ll. Dünya savaşının başlaması ile il deki askeri birliklerin sayısı artırılmış ve Kırklareli ne önemli sayıda askeri personel gelmiştir. Buna karşılık, savaş tehlikesi nedeniyle sivillerin bölgeyi terk etmeleri istenmiş bu nedenle 1940-1945 arasında il nüfusunun bir bölümü başka illere göç etmiştir. İlin 5 yılda yitirdiği nüfus 78.150 kişi idi. 1955 den sonra yurt dışından gelen göçler büyük ölçüde durmuş, buna bağlı olarak, 1950 de Kırklareli nde nüfusun %26,7 sini oluşturan, dış ülke doğumluların oranı 1960 da 519,1 e 1970 te de %13,5 e düşmüştür. Buna karşılık ildeki askeri birliklerin sayısında sık sık artırılmasına bağlı olarak ilde yaşayan başka il doğumluların oranı yükselmiştir. 1950 de başka illerde doğmuş olanlar Kırklareli nüfusunun %5.2 sini oluşturuyordu.1980-1985 yıllarında ise bu oran %7,5 a çıkmıştır ki bunda en etkili rolü asker nüfusu oynamaktadır. Bunun yanında bu yıllar arasında özellikle Almanya gibi dış ülkelere çalışmaya giden diğer illerde doğmuş olan kişilerin sakin bir ortam aramaları nedeniyle Kırklareli ne yerleşmeleri Türkiye ye gelenler arasında çok az bir kısmı oluştursa da burayı yerleşim için seçmişlerdir. İlde nüfusu geçindirecek iş olanaklarının sınırlılığı buna karşılık komşu illerin ekonomisinde son yıllarda hızla bir gelişme olması ve ilin İstanbul metropoliten alanına yalnızca birkaç saatlik uzaklıkta bulunması gibi nedenlerle 1960 dan Kırklareli nden il dışına göç hareketi çok hızlanmıştır. İl dışına göçün asıl kaynağı kırsal kesim olmakla birlikte ilçe merkezlerinden göç edenlerin sayısı da azımsanmayacak miktardadır. Kırsal alandan göç özellikle 1965 ten sonra şiddetlenmiştir. 1965-1975 arasında ilden 13440 kişi göç etmişken, 1980-1985 arasında bu sayı 23551 e yükselip yoğun olarak etkisi altında önemli ölçüde kaldığı Marmara Bölgesi İstanbul Metropolitenine göç vermiştir. Marmara Bölgesi içinde dağılan bu nüfus %59,7 lık değer taşırken İstanbul un toplam göç eden nüfustan aldığı pay ( Marmara Bölgesine ) %15 tir. Bunun başlıca nedeni de İstanbul un bir metropol olması, önemli ulaşım aksları üzerinde olduğu ve stratejik konumu nedeniyle gerek sanayi gerek hizmetler sektöründe oldukça yüksek iş imkanlarının olmasıdır. Yalnız burada dikkate değer bir konu vardır ki, İstanbul veya diğer illere olan göçlerde erkek nüfus hakim durumdadır. Yani bu ilden olan göç tamamen ekonomik nedenlere bağlıdır. Bu ekonomik nedenlerin içinde Kırklareli nde iş bulma olanağından çok insanların tarım topraklarının özellikle miras yoluyla küçük parçalara bölünmesi ve gelir getirecek niteliklerini yitirmesidir. Kırklareli 1960 dan sonra yurt dışına da göç vermiştir. Bu göç daha çok kentsel kesimlerden kaynaklanmaktaydı ve nitelikli işçi göçü biçimini almıştır. Bu göçler ilde faal nüfusun iş kollarına dağılımını etkileyecek bir boyuta varmış ve 1955-1965 arasında imalat kesiminin payında bir daralma ortaya çıkmıştır. 1974 e kadar ilden yurt dışına çalışmak amacıyla gönderilenlerin sayısı 5368 di. Bu gün için il den yurt dışına göç oldukça azalmıştır. 1982-1985 yılları arasında Türkiye nin yurtdışına gönderdiği nitelikli veya niteliksiz çalışan kişi sayısı 4000 kişi civarındadır. Kırklareli nden göç edenler il dışında uzun bir süre çalışsalar da ille bağlantılarını tümüyle koparmamaktadırlar. Bunlardan bir bölümü çalışma yaşamlarını tamamladıktan sonra Kırklareli ne dönmeyi yeğlemektedirler. 1965 ten sonra ilde yaşayan yaşlı nüfusun ülke ortalamasının üzerine çıkmasında bu faktör de etkili olmuştur. Bu insanları geri dönmelerini başlıca şu nedenlere bağlayabiliriz. Şehrin gürültüsü, hava kirliliği, yaşlı ancak niteliksiz kişilerin ekonomik yönden tatmin edici işler bulamamaları, kiraların ve diğer harcamaların maliyetinin yüksek olması ve akrabalık ilişkileridir. Kırklareli ilinin göç olmasında en önemli etken olarak asker nüfusu verirken bunun yanında görevleri nedeniyle geçici bir süre için ilde kalmak durumu ile gelen öğretmenler ve diğer kamu personeli de sayılabilir. Kırklareli son bir yıldır yine önemli bir göç hareketi ile karşı karşıyadır. Bu göç Bulgaristan ın zorla Türkiye ye gönderdiği soydaşlarımızdır. 11 Ekim 1989 tarihi itibariyle Türkiye ye gelen yaklaşık 300 bin soydaşımızdan 45 bini Kırklareli ne yerleşmiş ancak bunun 5 bini geri dönmüştür. Kalan 40 bin kişinin 17 bini çadır kentlerde barındırılırken, geri kalan kısmı çeşitli kamu kuruluşlarının misafirhanelerinde ikamet etmektedirler. Bu nüfus içinden ancak 800 aile devlet yardımıyla normal konutlarda oturabilmektedirler. Bu tür konutlara yerleşen ailelerin en büyük sorunu olan ekonomik durumlarına devlet, bazı kamu kurumlarında iş bulmak, taksi işletmelerine izin vermek suretiyle yardımcı olmaya çalışmaktadır. Çadır kentlerde yaşayan 17 bin soydaşımızın büyük bir kısmı geçici bir süre için burada kalmakta olup, en kısa zamanda en iyi iş olanaklarına ulaşabilecekleri illere gideceklerdir. Bu iller arasında ağırlıklı olarak İstanbul, Bursa, Ankara, İzmir gibi büyük illerimiz gelmektedir. KENTLEŞME ve PLANLAMA Marmara'nın Trakya alt bölgelerinde yer alan ilimiz ; Nüfus bakımından genel olarak eşit bir dağılım gösteren diğer illerle birlikte bu bölümü oluştururlar.Şehrimizin yerleşim düzenini ; Coğrafi özellik , tarımsal yapı ve ulaşım koşulları belirlemiştir. Kuzeyindeki dağlık ve ormanlık alanlarında yerleşim seyrek olup ; Güneyindeki ovalık alanlarında daha sıktır. Uluslararası E-5 karayolu güneyden, Babaeski ve Lüleburgaz ilçelerinden geçer. Şehir başlangıçta Yayla ve Kırklar tepeleri ve bunların arasındaki alanda kurulmuş olup; Daha sonraları güney yönünde gelişme göstermiştir.İlimiz ; Demirtaş, Yayla, Akalar, Doğu, Karakaş, Karacaibrahim, Karahıdır ve Kocahıdır olmak üzere toplam sekiz mahalleden oluşur. Bir sınır ili olan ilimizde; Çok sayıda askeri birlik vardır. Şehir merkezimiz , ticaret ve sanayi gibi işlevlerden çok; Savunma ile görevli kamu personelinin toplandığı ve yönetsel işlevi ağır basan bir kent niteliğindedir. Kamu personeline dönük çok sayıda lojman bulunan kentimizde konut sorunu pek yaşanmaz. Kentimizin ilk haritaları 1938'de yapılmış olup, ilk mimari plan 1948' de hazırlanmıştır. İller bankası tarafından hazırlanan bu plan daha sonra ihtiyaçlara göre 1968' de yenilenmiştir. Kırklareli'miz; Kültür ve tabiat varlıkları bakımından yurdumuzun en zengin illerinden biridir. Turizm ve Kültür bakanlığımızın il müdürlüğü tarafından; İlçe ve köylerimizle, bunların sınırları dahilinde bulunan çok sayıdaki tek yapı ve sivil ve resmi mimari örnekleri, sit alanları da dahil olmak üzere, her tür anıtsal varlığı tescillemek suretiyle *****a altına almış bulunmaktadır. |